5 Mayıs 2015 Salı

Kosmos



Tür: Dram, Psikoloji
Yapım: 2009 - Türkiye
Yönetmen: Reha Erdem
Senaryo: Reha Erdem
  Oyuncular:  
Serkan Keskin Türkü Turan  
Nadir Sarıbacak Sermet Yeşil Saygın Soysal

*
Tıpkı Kosmos'un (Battal'ın) dediği gibi; Söz çokluğunda boş şeyler vardır. Bu film üzerine bir şeyler söylemeye çalışmak söz çokluğuna giriyor benim nezdimde.
"Kaçış öyküsüyle başlayan ve yine yeni bir kaçış öyküsüyle sona eren, ölüm ve yaşam, insan ve hayvan ve daha nice kavram arasında gidip gelen, başladığı yere sürekli dönen bir hayatın, yine başladığı yere dönen filmi."
İçeriği, ses ve müzik kullanımı harika bir uyum içinde. Benim gözümde bu filmi böylesine başarılı kılan şey bizzat müzikler ve kullanılan doğal sesler. 'Müzik filmle birlikte ilerleyen ayrı bir faktör gibi. İç bunaltan atmosferin gelişigüzel değil, filmin anlam bütünlüğü dahilinde belli bir amaca yönelmiş olduğu hissiyatını veriyor.'

 



Her şeyin kendine ait bir yeri var. Her şey kendi yerini bulduğunda huzura kavuşuyor.. Bedenimiz, kendi ağırlığıyla buluyor kendine ait olan yeri. Ama bu aşağı çeken bir ağırlık değil. Ateş yükseliyor, taş düşüyor. Bedenlerimizin asıl ağırlığı, aşkımızdan oluşuyor.






Herkesin başına her şey aynı şekilde geliyor; iyiyle kötünün; cömertle cömert olmayanın başına gelen şey aynı; iyi adam nasılsa suç işleyen de öyle; yemin edenle yeminden korkan aynı birbiri gibi. Hayatta her şeyde bela şu ki, herkesin başına gelen şey aynı; hem de insan oğlunun yüreği kötülükle dolu ve ömürlerinin devamınca yüreklerinde delilik var ve ondan sonra ölülere katılıyorlar. Çünkü bütün yaşayanlarla beraber olan için ümit var. Çünkü sağ köpek ölü aslandan iyidir. Çünkü yaşayanlar biliyorlar ki öleceklerdir; fakat ölüler bir şey bilmez, ve artık onlar için bir ödül yok; çünkü onların anılması unutulmuş.
  



 Rüyaların çokluğunda ve söz çokluğunda, boş şeyler vardır. Ruhum beni dinlemediği zaman çıkıp iskeletime diyorum ki; ağzınla acele etme ve yüreğin söz söylemeye tez olmasın, çünkü Allah göklerde ve sen yer üstündesin, onun için sözlerin az olsun.




- Güzeller güzeli; yüreğim şimdi bak, parmaklarımdan damlayacak. Şimdi bak, içimin oynaması benden rüzgar çıkaracak. Sen, sen, senin adın var mı?
- Adım, Neptün olsun.
- Senin adin Neptün olsun, benim de Kosmos. Sol elin başımın altında olsun, sağ da beni kucaklasın.


Stumble Then Rise On Some Awkward Morning
Performed by A Silver Mt. Zion

Bu Gala Dasli Gala
Performed by Ebulfet Eliyev

 Even/Odd
Performed by Rachel's


13 Angels Standing Guard 'Round The Side Of Your Bed
Performed by A Silver Mt. Zion

24 Nisan 2015 Cuma

Frances Ha


Tür: Komedi
Yapım: 2012 - ABD
Yönetmen: Noah Baumbach
Senaryo: Greta Gerwig, Noah Baumbach
  Oyuncular:  
Greta Gerwig ,  Adam Driver , 
 Juliet Rylance ,  Patrick Heusinger ,  Justine Lupe




 "Frances dansçılık kariyerinde ilerlemek isteyen 
ve hayatın her anından zevk almayı bilen sakin ama  çokça muzip bir genç kadındır. 
Onun için sadece, Sophie’yle kurduğu hayaller ve dans hayattaki en önemli şeylerdir. 
Tüm naifliğiyle bunlara bağlanmış olan Frances
yavaş yavaş hayatını onun kadar hayalperest olmayan,  
“olgun” insanların çizdiği sınırlarda 
yaşamaya zorlanacaktır."





 *İstediğim gibi olmak istiyorum çılgınlık perdesinin ardında.




Tökezlediğimiz halde yolumuza devam etmeye çalıştığımız anlar vardır hayatımızda. Sırf bu ilerleme ve tutunabilme uğruna kendimiz olmaktan bile vazgeçişlerimiz.. İşte; insanların sıkıcı griliklerinde boğulduğunu görebilen Frances böyle bir hayatı reddediyor. ‘Dostluklarını, hayallerini hatta kahkahaları bir kenara koyup bu griliği seçen Sophie, başkaları tarafından akıllı ve mantıklı ilan edilirken Frances bir kalıba sığmayı ve ona verilenlerle yetinmeyi reddettiği için anormal olarak nitelendiriliyor. 

Dünyanın, asıl akıl sahibi insanları deli yerine koyduğunu bir kere daha ispatlamış oluyor bu film. 


Frances tam anlamıyla bir 'tutunamayan'. Gerwig’in de bir röportajında dediği gibi, melankolik bir neşe yakalamaya çalışıyor. İçindeki çocuğu büyütmek istemiyor. Hem duygusal ilişkilerinde hem kariyerinde ve yapmak istediklerinde hem de dostluklarında sürekli zorluklarla karşılaşıyor. Buna rağmen kendine has yöntem ve kaçışlarıyla tutunmayı(!?) başarıyor.  

Birisi filmi izledikten sonra "hepimiz Frances'iz" demişti. Aslına bakarsanız çoğumuz Sophie karakterinin hayatını yaşamaya odaklanmış, Frances’in filmin başlarındaki hali gibi olma hayalini bir köşede tutan insanlarız.. Fakat  çok azımız onun kadar güçlü, çok azımız onun gibi gerçekten karşılıksız sevginin ne demek olduğunu biliyoruz. Yine de değişmekten ve uyum sağlamaktan Frances bile kurtulamıyor.


Tüm çabasına rağmen mecburen suskunlukla karşılıyor değişimi. Çünkü susmak bile en iyi karşı koyuşlardan biri aslında. ‘Onun için canını sıkacak şeylere prim vermek yenilginin somut adımları sadece..‘  Hayat, her insan için farklı planları olduğunu, hâliyle değişimin kaçınılmaz olduğunu hatırlatıyor. ‘Normalleşmek’ zorunda bırakılıyoruz. Normal olmaya direnen Frances de buna yenik düşüyor. Normalliği seçmeye razı oluyor bir bakıma. Hayaller tamamen kaybolmayacağına göre, şekil değiştirsin diyor. Kendi başına kurduğu dünyada, bir gün kendi “gerçek” dünyasını yaşamak için yeni bir sayfa açıyor.
  
Film müziklerine gelince ise; David Bowie'nin sihri filme çok yakışmış. Frances kah "Modern Love" eşliğinde çılgınlar gibi koşuyor, kah sokaklarda dans ediyor. İçinde bütünüyle kendinize dair unsurlar bulabileceğiniz, birçok farklı bakış açısıyla değerlendirilebilecek bir film.






Bir dakikanı almak istiyorum.

Bir ilişkide ne istediğimi,
neden bekâr olduğumu
açıklayabilirim. Ha, ha!

Zor bir durum.
Biriyle birlikte olduğunda sen onu seversin ve
o bunun farkındadır,
O seni sever ve sen de bunun farkında olursun.
.
Ama bu bir parti.

diğer insanlarla konuşursun, gülersin, ışık saçarsın.
odayı araştırır, diğerlerinin gözlerini yakalarsın.
ama bu sahiplenici olman 
ya da kusursuz bir cinsellik
yaşaman için değil.

senin bu hayattaki kişiliğinle alakalı bir durumdur.
bu durum hem komik
hem de üzücü ama,
bu hayat sona eriyor,
ve tam da orada fark edilmeden.

önünde duran
gizemli bir dünya oluşuyor...
ama kimse bunu fark etmiyor.

Yani dedikleri gibi,
etrafımızda başka bir boyut var.
ama bizde onları
algılama yeteneği yok.

Yani bir ilişkiye girmeme
sebebim işte bu.

Ya da hayata,
sanırım aşka.





"Sonunda kirasını ödeyebileceğiniz bir eviniz olur 
ama işte karşılığında posta kutusundaki isminiz gibi siz de eksik kalırsınız."


4 Nisan 2015 Cumartesi

He Took His Skin Off For Me - Kısa Film



 Tür: Dram, Gerilim
Yönetmen:  Ben Aston
Senaryo: Maria Hummer
  Oyuncular: Anna Maguire, Sebastian Armesto





"Adam, ilişkilerinde doruğa varıldığı düşüncesiyle 
bir gün duştayken derisini kazımaya karar verir.
Ve bu karardan sonra evin her yerine bulaşan kan izleri, 
aşırı üşüme halleri ve sosyal yaşamda karşılaştığı birtakım garip zorluklar başlar. 
Sevdiğin insan için en fazla ne yapardın?” 
sorusunu tam da bu ‘garip’ zorluklar üzerinden çılgınca eleştiren kısa film"

Fedakarlıklar ve beklentilerimiz.
 
Londra Film Okulu öğrenci tarafından 
mezuniyet projesi olarak hazırlanan “He Took His Skin Off For Me.”  
Maria Hummer'ın öyküsü. Filmin en önemli özelliği ise hiçbir görsel efektin kullanılmaması, her çekim öncesi yaklaşık 8 saat süren makyaj uygulamaları.

İzlemek için;









   






23 Şubat 2015 Pazartesi

Gone Girl


Tür: Dram, Gerilim
Yapım: 2014 - ABD
Yönetmen:  David Fincher
Senaryo: Gillian Flynn
  Oyuncular: 
Ben Affleck,  Rosamund Pike,  
Boyd Holbrook,  Missi Pyle,  Neil Patrick Harris




İki insan birbirini sevdiği halde ilişkilerini yürütemiyorsa 
işte asıl trajedi budur.




Benimle olduğu için mutlu mu bilmiyorum.
Sanki yanlışlıkla yanına aldığı bir şey gibi hissediyorum.

 




Ne düşünüyorsun?
Nasıl hissediyorsun?
Birbirimize ne yaptık?
Ne yapacağız?




 

2 Şubat 2015 Pazartesi

About Elly / Darbareye Elly


Tür: Dram
Yapım: 2009 - İran
Yönetmen:  Asghar Farhadi
Senaryo: Asghar Farhadi
  Oyuncular:
 Taraneh Alidoosti,  Golshifteh Farahani,  
Shahab Hosseini,  Peyman Moaadi,  Saber Abbar 


"Her yalan bir gün saklandığı kuytudan çıkar."


*Dedim ki niçin blogda İran sinemasına yer vermiyorum. 
İlk olarak, Oscar ve Altın Küre ödüllü senarist ve yönetmen Asgar Ferhadi filmiyle başlayalım istedim. Müzik kullanımı açısından elbette yüksek beklentilerimiz yok. Fakat filmin sonunda kullanılan Andrea Bauer bestesi, filmin insanı saran tüm duygularını içinde barındırır nitelikte.



Elly: Neden ayrıldın?
Ahmet : Bir sabah uyandık, 
duş aldık, kahvaltı yaparken dedi ki; 


"Kötü bir son, sonsuz umutsuzluktan iyidir".

                    

.



29 Aralık 2014 Pazartesi

Ruby Sparks




Tür: Fantastik, Romantik, Komedi
Yapım: 2012 - ABD
Yönetmen:  Jonathan Dayton, Valerie Faris
Senaryo: Zoe Kazan
  Oyuncular:
Zoe Kazan, Paul Dano, Chris Messina 

Ruby: Beni ilk gördüğünde
aklından neler geçirdin?
Calvin: Gördüğüm en güzel kız
olduğunu düşündüm.
Ruby:
Beni tanımaya başladığında
hayal kırıklığına uğradın mı?
Calvin: Nasıl böyle bir şey söylersin?
Ruby:
Darmadağın haldeyim.
Calvin: Seni böyle seviyorum.
Ruby:
Seni ilk gördüğümde,
içimden şöyle geçirdim.
"Şu çocuğa bak.
Sonsuzluk bitene kadar
seveceğim onu."
Calvin: Ya benden bıkarsan?
Ruby:  Bıkmam. Söz veriyorum. 
  






Şu an bile özlüyorum seni.






 

21 Eylül 2014 Pazar

The Pretty One



Tür: Dram, Komedi
Yapım: 2013 - ABD
Yönetmen: Jenée LaMarque
Senaryo: Jenée LaMarque
  Oyuncular:
Zoe Kazan, Jake Johnson, Ron Livingston







+Alçımı imzalamak ister misin?
- Emin misin?
+Evet, imzalamak zorunda değilsin...
-Hayır, hayır. İmzalamak isterim.
+İstersen şöyle bir şey yazabilirsin:

"Senden nefret ediyorum.
Seni seven, Basel."





+Beni tanımadığını düşündüğünü
biliyorum...
ama inan bana, tanıyorsun.
Senden sadece o insana
bir şans vermeni istiyorum.
İşleri berbat ettim,
yüzüme gözüme bulaştırdım, biliyorum.

Ama bütün bunlara rağmen
Temelde ben iyi bir kızım.

- Kendini güzel övdün.
+Teşekkür ederim.

+Ayrıca, bilmeni isterim ki,
alçı yarın çıkıyor.
Bu kolumu daha önce görmedin.




29 Ağustos 2014 Cuma

Short Term 12



Tür: Dram
Yapım: 2013 - ABD
Yönetmen: Destin Cretton
Senaryo: Destin Cretton
  Oyuncular:  Rami Malek,  Brie Larson,  
Kaitlyn Dever,  Melora Walters,  John Gallagher Jr.
  
    
.






-Mason, şu an ne yaşadığımın
farkında bile değilsin.

-Söyle o zaman.
Bu iş böyle yürür.
Benimle konuşursun, ben de
senin elini tutarım ve bu pislikten beraber yürür çıkarız.
Bunu en baştan beri biliyorum ben.
Ama beni aklının içine
almazsan yapamam.

 
-Yapamam. 






"bir varmış bir yokmuş. okyanus yüzeyinin millerce altında nina adında genç bir ahtapot yaşarmış. nina zamanının çoğunu taşlardan ve deniz kabuklarından garip şeyler yaparak geçirirmiş. çok mutluymuş. ama sonra bir pazartesi günü bir köpekbalığı gelmiş. “adın ne senin?” demiş köpekbalığı. “nina” diye yanıtlamış o da. “arkadaşım olmak ister misin?” demiş köpekbalığı. “tamam. ne yapmam gerekiyor?” demiş nina. “pek bir şey değil. ” demiş köpekbalığı. “kollarından birini yememe izin ver yeter.” nina’nın daha önce hiç arkadaşı olmadığından acaba bu arkadaş olmak için yapılması gerekenlerden mi diye düşünmüş. sekiz koluna bakmış ve bir tanesinden vazgeçmenin çok da kötü olmayacağına karar vermiş. bir kolunu yeni ve harika arkadaşına bağışlamış. o hafta nina ile köpekbalığı her gün birlikte oynamış. mağaralar keşfetmişler, kumdan kaleler yapmışlar. çok çok hızlı yüzmüşler. ve her gece köpekbalığı acıktığında nina, yemesi için bir kolunu daha vermiş. pazar günü tüm gün oynadıktan sonra köpekbalığı nina’ya çok aç olduğunu söylemiş. “anlamıyorum. ” demiş nina. “altı kolumu çoktan verdim. şimdi bir tane daha mı istiyorsun?” köpekbalığı ona arkadaşça bir tebessümle bakmış ve “bir tanesini istemiyorum” demiş. “bu sefer hepsini istiyorum. ” “ama neden?” diye sormuş nina. köpekbalığı da: “çünkü arkadaşlar birbirleri için böyle yaparlar. ” diye yanıt vermiş. köpekbalığı yemeğini bitirdiğinde çok üzgün ve yalnız hissetmiş. birlikte mağaralar keşfedeceği, kumdan kaleler yapacağı, çok çok hızlı yüzeceği birine sahip olmayı özlemiş. nina’yı çok özlemiş. bu yüzden başka bir arkadaş bulmak için çok hızlı yüzmüş."



27 Ağustos 2014 Çarşamba

The Grand Budapest Hotel



Tür: Dram, Komedi
Yapım: 2014- İngiltere, Almanya
Yönetmen: Wes Anderson
Senaryo: Wes Anderson
 Oyuncular: 
   Jude Law,  Tilda Swinton,  Adrien Brody,  
Edward Norton,  Owen Wilson






En iğrenç ve itici insana bile sevgi gösterdiğiniz anda bir çiçek gibi açılır.  



  

-Kadın cinayete kurban gitti ve siz benim yaptığımı düşünüyorsunuz.




18 Temmuz 2014 Cuma

Upside Down



 Tür: Dram, Romantik, Fantastik
Yapım: 2012- Fransa, Kanada
Yönetmen: Juan Diego Solanas
Senaryo: Juan Diego Solanas
 Oyuncular: 
  Kirsten Dunst,  Jim Sturgess,  
Heidi Hawkins,  Blu Mankuma,  Holly O'brien










Evren. 
Harikalarla dolu dünya.
Saatlerce uzanıp
gökyüzünü izleyebilirim.

Ne kadar çok yıldız, ne kadar çok gizem...
...ama tek bir özel yıldız var.
Ona bakarken
özel bir insan aklıma geliyor.

Size hikayemi anlatacağım:




Derler ki, aşıklar doğarken
ikiye ayrılan bir ruhtur.

Ve bu iki parça her zaman
birbirini bulmaya çalışır.